KAYNAK Dergisi - Kurumları ve İnsan Kaynakları Alanını Besleyen KAYNAK.

BALTAŞ BİLGİEVİ YAYINIDIR

Ana Sayfa  | Son Sayı  | Arama  | Künye  | İletişim  | Yasal Uyarı

KAYNAK Sayı 76


  Kurumsal Akademiler

KAYNAK Dergisi Sayı:76

Dönem / Yıl:
EKİM-ARALIK 2018

İÇİNDEKİLER

Kurumsal Akademilerin Kuruluşu, Eğitsel Yapısı ve Geleceği

Kurumsal Akademiler Sayısını Hazırlarken

Kurumsal Akademi Yetkinliklerinde “Öğrenme Çevikliği, Siyah Beceri, Öz Yönetim”

Kurumsal Akademi 4.0

Bir Değişim Elçisi Olarak Akademi

Kurumsal Akademileri Tanımlayıcı ve Ayırıcı Özellikler

Değişen ve Dönüşen Bir Kurumsal Akademi: “Gelişim, Ömür Boyu”

Sahiplenilen Bir Kurumsal Akademi Olabilmek

“Bilgi’nin Gölgesi”nde Stratejiyi Destekleyen Akademi

Kurumsal Akademi Yapısı: En İyiye Giden Yol

LC Waikiki Kurumsal Akademi’den İlham Veren Uygulamalar

Kurumsal Akademilerde Öğrenmenin Değişen Yüzü

Akademi İhtiyacını Ortaya Koyan Sorular

Değişimin Odağında Kurumsal Akademilerin Vazgeçilmez Destekleyici Rolü

Söylediklerime Kulak Verin: Neden Birçok Kurumsal Akademi Başarısız Olurken, Bazıları Olmaz?

Tüm Sayılar

 

Dergi Seçimi

Tüm Sayıları Göster

En Çok Okunan Makaleler

1 Farklı Kültürlerde Görgü Kuralları
2 Düzenli İş Hayatı İçin Protokol Kuralları
3 İş Yaşamında Dış Görünüş ve Temsilin Önemi
4 İletişim ve Benlik Kavramı
5 Toplantı Görgü Kuralları
6 İş Çatışması Yüceltir
7 Ik’nın Görgü Kuralları Kazanılmasındaki Rolü
8 İş Yemeği ve Yemek Yeme Görgü Kuralları
9 Kurumsal Akademilerin Kuruluşu, Eğitsel Yapısı ve Geleceği
10 Hayvanlar Aleminde Ekip Çalışması
Değişen ve Dönüşen Bir Kurumsal Akademi: “Gelişim, Ömür Boyu” 

Makale Zeynep Bilgiç, Hayat Varlık Akademisi, İnsan Kaynakları ve İletişim Direktörü

Dünya bugüne kadar deneyimlediklerimizden çok farklı ve çok daha büyük bir değişim içinde. “Kurum-içi akademiler” de ilgili şirketlerin rekabet ortamında bu güçlü değişime ayak uydurabilmeleri, sürdürülebilir büyüme yolculuğunda başarılı olabilmeleri için önemli rol üstleniyorlar.

“Kurum-içi akademiler”in tarihine baktığımızda, ilk örneğini 1927 yılında ABD’de General Motors şirketi bünyesinde görüyoruz. Geleneksel şirket içi eğitim bölümlerinin yerini alan ve “Şirket Üniversitesi/ Kurum-içi Üniversite” olarak tabir edilen bu profesyonel yapılanmaların yaygınlaşması ise 1980 sonrasında gerçekleşiyor.

İş hayatındaki yetkinlik ve eğitim eksikliklerini tamamlamak ve mesleki bilgi seviyesini arttırmak amacıyla hayata geçen akademileri, 90’lı yılların sonuna doğru Türkiye’de de görmeye başlıyoruz. İlk örneklerden olan Mudo Akademi 1999’da faaliyete geçiyor. Bugün kurum-içi akademilerin sayısı hızla artıyor.

Akademilerin amaçları arasında yeni çalışanlara oryantasyon vermek, onları eğitmek ve geliştirmek ve bu şekilde verimliliği de arttırmak, yedekleme planları için hazırlık yapmak, çalışanların kariyer yolculuğunda destek olmak ve motivasyonlarını sağlamak, müşterileri ve genelde toplumu bilgilendirmek yer alır. Bugün ise kurum-içi akademilerin mevcut amaçlarının yanısıra iş stratejilerinin hayata geçirilmesine ve şirket kültürünü şekillendirmeye yönelik özel programlar hazırlayıp/uygulayarak, iş sonuçlarına doğrudan katkı sağlamaya çalıştıklarını görüyoruz.

Hayat Varlık Akademisi 2013 yılında müşteri odaklı büyüme stratejisinin uygulama haritası içinden doğdu. Genç bir akademiyiz, bugüne kadar 1250 çalışanımıza farklı içerik ve seviyede eğitim verdik. Bugün 500’ü aşkın çalışana 20’den fazla eğitim ve atölye çalışması ile destek oluyoruz.

Şirket olarak temel amacımız, müşterilerimizi borçlarından kurtarmak ve onları ekonomiye yeniden kazandırmak. Bu amaç doğrultusunda, yetişmiş, kalifiye uzmanların bulunmadığı bir iş kolunda, uzmanlarımızı kendimiz yetiştirme ve onlara meslek kazandırma yoluna gitmemiz gerektiği için, “Gelişim, ömür boyu” sloganıyla, Varlık Yönetim sektörünün ilk ve tek akademisini kurduk.

2013’ten bugüne baktığımızda, dünya ve Türkiye ile birlikte, şirketimiz ve tabii akademimiz de sürekli olarak değişti ve gelişti. Bu yolculuktaki kazanımlarımızı, öğrenimlerimizi ve bazı uygulamalarımızı özetleyerek, sizlerle paylaşmak isterim;

İşimizin oldukça stresli bir tabiatı da olsa, zorluklar karşısında pes etmiyoruz

Varlık Yönetim Şirketi olarak, yaptığımız işin tabiatı zor ve stresli. Sadece empati ve ikna yetmiyor, sabır ve yaratıcılık da gerekiyor. Biz satış yapmıyoruz, ürün pazarlamıyoruz. İnsanların hayatlarına dokunuyoruz. Dışarda, varlık yönetimi alanında tecrübe sahibi kişi bulmak oldukça zor. İnsan kaynağının kısıtlı olduğu ortamda kendi yeteneklerimizi kendimiz yetiştirmek zorundayız. Bu iklimde İK ve Eğitim & Gelişim çözümlerimizin de bize özel tasarlanması gerekiyor.

Eğitimlerimizde terzi işi tasarımların yanı sıra makro genelden ziyade, talebe dayalı mikro çözümler üretiyoruz. Son yıllarda çevik öğrenme tasarımını ve beyin uyumlu öğrenme yöntemini akademimizin merkezine aldık ve eğitim tarafında da kontrolcü bir duruş yerine, otonomiyi çalışanlarımıza verdik. Zorunlu atamalar yerine, eğitimin faydasını ve yaratacağı katkıyı doğru iletişimle aktarıp gönüllü katılım sağlama yoluna gittik. Otonomiyi arttırmak, doğru kişiye, doğru ihtiyaca, doğru zamanda ulaşmamızı sağlarken, çalışanlarımızın eğitimlere olan iştahını ve hevesini de yüksek oranda arttırdı ve öğrenen merkezli yapıya geçişte bizleri de teşvik edecek kuvvetli bir destek sağladı.

İnsanların temel psikolojik ihtiyaçlarının ne kadar farkındayız ve akademi iletişimimizi bu ihtiyaçlara göre şekillendirebiliyor muyuz?

Bu soruları sormak Akademimizi ve uygulamalarımızı sürekli geliştirmemizi sağlıyor.

İnsanlığın 3 temel psikolojik ihtiyacı; var olmak, tek olmak, değerli hissetmek.

Hepimiz görmezden gelinmemek, fark edilmek, benzersiz ve eşsiz olduğumuzu hissetmek ve takdir edilmek, onaylanmak istiyoruz. Konu öğrenmeye gelince ise, bilimsel araştırma sonuçları bir eğitim ve gelişim faaliyetine katılırken hepimizin aslında “neden, ne, nasıl” sorularının cevaplarını aradığımızı söylüyor. Sorular aynı olsa da, insanların temel ihtiyacını kavramak, aynı sorular için farklı cevaplara ihtiyaç olduğunu her defasında bizlere hatırlatıyor.

  • Neden? Bu eğitimi neden alıyorum?
  • Ne? Ne öğreneceğim?
  • Nasıl? Nasıl hayata geçireceğim? Beni nasıl etkileyecek?

 

Biz de programlarımızı ve uygulamalarımızı tasarlarken, bu soruları öncelikle kendimize soruyoruz ve hayata geçirmeden, çalışanlarımızı dâhil etmeden önce, içimize sinen cevapları olduğuna, katkı-fayda ve verim sağlayacağımıza emin oluyoruz. Bununla da yetinmeyip iletişimimizi farklı bakış açıları ile çeşitlendirmeye çalışıyoruz.

Verilerle eğitimi tasarlarken önce neden, ne, nasıl sorularını cevaplamak, algı ve iletişim yönetimini yapmak ve öğrenme kültürü ile birlikte birbirinden öğrenme (sosyal) iklimini yaratmak vazgeçilmezlerimiz arasında yer alıyor.

Sadece içeriğimizin kuvvetli olması yetmiyor, insanların nasıl öğrendiğini hatta öğrenmek için nasıl motive olduğunu bilmek ve onlara bir anlam, amaç, duygu vermek gerekiyor.

Mutfağa ekipçe girip, kolları hep beraber sıvıyoruz

“İhtiyaç analizi” kurumsal akademilerin başarıya ulaşmasında ve iş sonuçlarına katkı sağlamasında, etkisini hissettiren sihirli değneklerden biri. Ancak yöntemi kadar süresi ve kimlerin sürece dâhil edildiği de oldukça önemli. Biz de bu yolculuk esnasında, eğitim öncesi hazırlık aşamasına, kimi zaman eğitimin planlanan süresinden çok daha fazla zaman harcamamız gerektiğini ve hazırlık sürecine katılacak kişileri çeşitlendirmenin ne kadar önemli olduğunu öğrendik.

İhtiyaç analizi ve tasarımda, belirli araçların yetersiz kalabileceğini, tabiri caizse mutfağa farklı bakış açılarına sahip kişilerden oluşan bir ekiple girip kolları sıvamanın, bu sihirli etkiyi oldukça arttırdığını deneyimledik.

İhtiyaç analizinde, sahada geçirilen süreyi arttırırken, eğitim öncesi hazırlık ve tasarım sürelerimizi yaklaşık 2- 2,5 katına çıkarttık. Birim yöneticilerimizi, eğitmenlerimizi ve eğitim katılımcılarımızı, eğitimden önce buluşturma sıklığını fazlalaştırmamızın etkilerini, memnuniyet ve eğitimlerin talep edilme oranlarının artışında doğrudan gözlemleyebiliyoruz.

Birbirimizden ve birlikte öğrenmenin etkisini ve kıymetini fark ediyoruz

Dijitalleşme, çeviklik ve birbirimizi destekleme inisiyatiflerimiz doğrultusunda 2016 itibarıyla akademimiz de evrildi. Süreçlerimize ve şirket inisiyatiflerimize hizmet eden eğitim ve gelişim uygulamalarına odaklanırken, birbirimizden öğrenebileceğimiz dijital platformlar ve birlikte öğrenme fırsatı yaratan “Birlikte Hayat” atölyeleri tasarladık.

Eğitimlerimizi ister sınıf içi, ister online olsun interaktif şekilde dizayn etmeye özen gösteriyoruz. Katılımcıların aktif olduğu, teknolojik öğrenme araçlarından faydalanılan eğitimlerin çok daha akılda kalıcı olduğunu gördük. Eğitimlerden sonra da hatırlatıcılarla pekiştiriyoruz. Bu kapsamda İngiltere merkezli bir firmadan sağladığımız akıllı uygulama ile çalışanlardaki bilgilerin taze kalmasını hedefliyoruz. Bu akıllı uygulama ile kendilerine gelen soruları yanıtlamak, çalışanlar arasında yaygınlaşmasını istediğimiz sosyal öğrenmeyi de destekliyor. Yanlış yaptıkları sorularla ilgili doğru yapan çalışma arkadaşları ile sohbet eden çalışanlar, eğitim sonrasında da birbirinden öğrenmeye devam ediyorlar.

“Bi’ Bilene Sor” adını verdiğimiz online platformumuz ise, çalışanlarımızın önerdiği başlıklarla hayata geçti. Şu an platformda annelik/çocuk bakımından seyahate, para yönetiminden teknolojiye kadar yaklaşık 20 farklı konuşma-paylaşım odası yer alıyor. Konu uzmanlarımız ise yine kendi içimizden, gönüllü olan kişilerden oluşuyor. Uzmanlarımızın yanı sıra, odalara ilgi-merak alanlarına göre üye olan tüm çalışanlarımız soruları yanıtlandırabiliyor ve bilgi paylaşımında bulunabiliyorlar.

“Birlikte Hayat” atölyelerimiz ise, bilinçli farkındalıktan hikayeleştirmeye, resim atölyesinden string art’a kadar kişilerin yine ilgi ve merak alanlarına göre her sene farklılaşıyor. Buradaki temel amaçlarımızı; çalışanlarımızın işbirliğini arttırmanın yanı sıra, onlara yeni deneyimler kazandırmak ve ilgi duydukları konularda onları aynı çatı altında buluşturarak iletişimlerini kuvvetlendirmek şeklinde özetleyebiliriz.

Hep birlikte “geleceğe” hazırlanıyoruz

Endüstri 4.0 ile birlikte tüm sektörlerde dijitalleşme ve makine öğrenmesi konuları gündemde. Şirketlerin bu konuya bakış açıları, tüm uygulamalarını şekillendirdiği gibi eğitim-gelişim faaliyetlerini de etkiliyor. Eğitim-gelişim faaliyetleri, var olan yetkinlikleri geliştirme ve yeni yetkinlikler kazandırma alanlarına hizmet ediyor. Bu faaliyetler sadece iş sonuçlarına katkı sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda insan emeğine olan talebin azalacağından korkan çalışanlar için güven sağlıyor. Onlara geleceğe hazırlanma, şu anda yaptıkları işi makinelere devretseler dahi, gelecekte başka bir alanda çalışabilme ya da projeler üretebilme fırsatı sunuyor.

Biz de Hayat Varlık olarak teknolojimizi kendimiz üretmek yolunda önemli adımlar atıyor, paralelde tüm çalışanlarımıza teknoloji okuryazarlığı ve inovatif düşünme konusunda yatırım yapıyoruz. Sadece mevcut işlerinde kullanabilecekleri bilgiler değil, gelecekte de onlara fayda sağlayacak farklı bakış açıları kazanmalarına hizmet eden eğitim fırsatları sunuyoruz.

Şirketlerin geleceğe hazırlanması için formal eğitimler tek başına yeterli değil. Vizyonu geniş, farklı bakış açılarına sahip ve değişime hızlı ayak uydurabilen liderler olmadan, yapılan eğitim yatırımlarından fayda sağlamak pek mümkün olmuyor. Bu yüzden geleceğe yatırım yaparken, liderleri de unutmamak gerekiyor. Liderlerimizi koçvari yaklaşımla liderlik yapmaya yönlendiriyor ve bu yönde gelişimlerine katkı sağlıyoruz. Üniversite işbirlikleri ile yürüttüğümüz “Liderler Okulu” ve özel danışmanlarla ilerlediğimiz geri bildirim eğitimleri bu amaca hizmet ediyor.

Sonuç

Önümüzdeki dönemlerde de şirketin geleceğine odaklanmakla birlikte, öğrenen merkezli yapımızı kuvvetlendirmek ve “Birlikte Hayat”ın yanı sıra “birlikte yaratma” kültürünü de yerleştirmeye odaklanıyoruz.

Bu doğrultuda inovatif düşünme, yaratıcı işbirliği ve sosyal öğrenmeyi merkezimizde tutmakla birlikte, ana hedeflerimizden birini de öğrenme laboratuvarı haline gelmek olarak özetleyebiliriz.

Hangi seviyede olursa olsun tüm kurum çalışanlarında eğitimi esas alıyoruz. Gelişimin olmazsa olmazı olan; başarma arzusuna, meraka, farklı düşünebilmeye ve tutkuya sahip olan kurum çalışanlarının bu yönlerini ortaya çıkarmaları ve geliştirmeleri için programlar hazırlıyoruz.

Akademi olarak, sürekli gözlem yapma, empati kurma, konuları irdeleme, geliştirme, oluşturma ve revize etmeye, tekrar yaratmak üzere kimi zaman mevcudu yıkmaya, kimi zaman sıfırdan tasarlamaya çok açığız. Bu kültür bizim sürekli değişip dönüşmemizi sağlayan iklimi yaratmada ve çalışanların da bu bakış açısında olmasında kritik rol oynuyor.

Klasik eğitim metotlarının dışında, en yeni öğrenme biçimlerini de müfredatımıza katıyoruz. Nörobilim tekniklerinden faydalanıyor, beyin uyumlu öğrenme tasarımları ile içeriklerimizi zenginleştirme ve eğlenceli hale getirme yolunda adımlar atıyoruz.

Hayat Varlık Akademisi olarak kariyerinde şirketimizle yolu kesişen herkese değer katmaya ve bu yönüyle Hayat Varlık’ı kariyer hedefi haline getirmeye devam edeceğiz. Diğer tüm akademilere de sonsuz öğrenme ve gelişme yolculuklarında başarılar diliyoruz.


 

Ana Sayfa  | Son Sayı  | Arama  | Künye  | İletişim  | Yasal Uyarı

© Tüm hakları www.Baltas-Baltas.com'a aittir.