KAYNAK Dergisi - Kurumları ve İnsan Kaynakları Alanını Besleyen KAYNAK.

BALTAŞ BİLGİEVİ YAYINIDIR

Ana Sayfa  | Son Sayı  | Arama  | Künye  | İletişim  | Yasal Uyarı

KAYNAK Sayı 77-78


  Üniversite İş Hayatına Ne Kadar Hazırlıyor?

KAYNAK Dergisi Sayı:77-78

Dönem / Yıl:
OCAK-HAZİRAN 2019

İÇİNDEKİLER

Diploma Hayat Başarısı Getirmiyor

Üniversite İş Hayatına Ne Kadar Hazırlıyor Sayısını Hazırlarken

21. Yüzyıl Yetkinlikleri – SORUN

21. Yüzyılda Başarıya 21 Yüzyıl Becerilerini Kazanmakla Ulaşılır

İş Hayatında Geliştiren Staj Deneyimi Nasıl Olmalı?

Üniversite ve İş Hayatı Arasındaki Açığı Nasıl Kapatırız?

Mezun Adayların Gelecek Performansını Hangi Özellikleri Belirliyor?

Kurumsal Hayata İlk Adım

Yetkinlik Gelişiminde Üniversiteler, Kurumlar ve Değerlendirme Merkezleri İşbirliği

Araştırma - Uygulama Uyumsuzluğu

Eyvah Mezun Oluyorum!

Gelişen Dünya ve Biz

Yuvadan Uçan Kuşlar Yuvaya Dönecek mi?

Tüm Sayılar

 

Dergi Seçimi

Tüm Sayıları Göster

En Çok Okunan Makaleler

1 Farklı Kültürlerde Görgü Kuralları
2 Düzenli İş Hayatı İçin Protokol Kuralları
3 İş Yaşamında Dış Görünüş ve Temsilin Önemi
4 İletişim ve Benlik Kavramı
5 Toplantı Görgü Kuralları
6 İş Çatışması Yüceltir
7 Ik’nın Görgü Kuralları Kazanılmasındaki Rolü
8 İş Yemeği ve Yemek Yeme Görgü Kuralları
9 Kurumsal Akademilerin Kuruluşu, Eğitsel Yapısı ve Geleceği
10 Hayvanlar Aleminde Ekip Çalışması
Mezun Adayların Gelecek Performansını Hangi Özellikleri Belirliyor? 

Makale Zeren Küçükbayındır EY, İK Kıdemli Müdürü

EY ikinci bir üniversite gibi. Her sene 300 yeni mezunu aramıza katıyoruz. Onlara meslek öğretiyoruz; iş hayatını, profesyonelliği, çok çalışıp başarmayı öğretiyoruz.

Bu öğrencilerin bir kısmı bizimle kalıp yaklaşık 15 sene sonra meşaleyi devralıyorlar; yani firmamıza ortak oluyorlar. Diğerleri bir noktada bizden ayrılıyor. Ancak hep “mezunumuz” olarak kalıyor. Piyasaya iş bilen, disiplinli, güvenilir iş gücü sağladığımız için kendimizle gurur duyuyoruz. Zaten firma olarak varoluş amacımız daha iyi bir iş dünyası inşa etmek (“building a better working world”). Piyasayı gerek yaptığımız işlerle, gerekse sağladığımız insan kaynağı ile iyileştiriyoruz.

Özellikle toplu alım yaptığımız ilkbahar ve yaz aylarında işe alım ekibimiz gece gündüz çalışıyor. Yeni mezunlarla yüzlerce mülakat organize ediyor. Mülakatta elenen adaylarda da bazı ortak özellikler göze çarpıyor.

Mülakatta kimler eleniyor?

Mülakatı geçemeyen yeni mezunların sunuş becerileri, geçmiş deneyimleri ve ekip üyesi olarak katkı sağladıkları yaşantı örnekleri yetersiz kalıyor. Ayrıca bu gençler çalışmak istedikleri kurum ve rol hakkında bilgi toplamadan, hazırlıksız bir şekilde mülakata geliyorlar. Mülakat sırasındaysa analitik çıkarım yapmakta zorlanıyorlar. Bu özellikleri gösterenleri şöyle değerlendirebiliriz:

Kendini iş ortamına uygun şekilde ifade edemeyenler: Sınavımızı geçip görüşmeye gelen adayların yaklaşık yüzde 65’i kendini iyi ifade ediyor. Mülakat ortamına, konuştuğu yöneticinin lisanına uyum sağlıyor. Geri kalan yüzde 35, konuşurken seçtiği kelimeleri ve ifade tarzını iş ortamıyla uyumlu hale getirmekte zorluk yaşıyor. Yaklaşık yüzde 20’si kılık kıyafetinde, hatta duruşunda bir profesyonellik potansiyeli gösteremiyor. Aslında düşününce, öğrenciler mezun olana kadar ya aileleriyle ya da yaşıtlarıyla vakit geçirmiş oluyorlar. Kendilerine benzemeyen kimselerle nasıl konuşulacağını üçte biri bilmiyor. Ancak öğrencilik yıllarında bol sunumlu derslere katılan öğrencilerin ifade yeteneği gelişmiş oluyor.

Okul yıllarını herhangi bir faaliyetle geçirmeyenler: Bazı okullarda ders dışı faaliyetlere katılmak için çok fırsat oluyor. Kulüp ya da sosyal sorumluluk faaliyetlerinde bulunmuş öğrenciler hemen öne çıkıyor. Bu sayede kendilerini ve ne istediklerini daha iyi biliyorlar. Ekip çalışmasına ve zor durumları aşmaya dair daha fazla örnekleri oluyor. Öğrencilerin yaklaşık yarısının mülakatta anlatacak böyle bir deneyimi mevcut. Diyelim ki öğrencinin pek yüksek bir not ortalaması yok. Aynı zamanda mülakatta bahsedeceği bir staj, kulüp, sosyal sorumluluk deneyimi de yok. Böyle durumlarda bu kişinin çalışma motivasyonu ile ilgili şüphe duyuyoruz.
İçinde bulunduğumuz devirde boşa vakit geçirmek için çok fazla çeldirici var. Üniversiteler, gençlik yıllarının ne kadar kıymetli olduğunu öğrencilere anlatmak konusunda çabalarını arttırarak devam ettirmeliler.

Etkin bir ekip üyesi olmak konusunda iyi örnek veremeyenler: Herkes bir şekilde ekip çalışması hikâyesi anlatıyor. Çoğu verilen örnekte aday ekip çalışmasında lider rolü üstlenmiş oluyor. Oysa iş hayatının ekip çalışması gerçekliği okul projelerinden çok daha farklı. Gençler iş hayatında ekip yöneticisi seviyesine gelene kadar (bizim şirketimizde 3 yıl ancak piyasada çok daha uzun sürüyor) bir hiyerarşinin içindeki “ekip üyesi” rolünde çalışıyorlar. İş hayatındaki güç dengesi okul çalışmalarındaki gibi homojen olmuyor. Her zaman için, yöneticinin çok daha tecrübeli olmasından kaynaklanan bir hiyerarşi söz konusu. Özellikle iyi okullardan mezun ve sorgulama becerileri gelişmiş öğrenciler hiyerarşinin içerisinde zorlanıyorlar. Bazen iş akışını yavaşlatacak kadar çok sorguluyorlar. Bazense geçerli bir itirazları olsa dahi, bunu doğru üslupla aktaramadıkları için yöneticilerini etki alanlarına alamıyorlar. Okullarda vaka çalışmalarının sanki bir şirketin üst düzey yöneticisiymişler gibi yapılması çok güzel. Ancak gençlerin bu seviyelere gelene kadar geçecekleri uzun bir yol var. Öğrencilerin hiyerarşinin en altında da, orta kademede de iyi ve etkili bir ekip üyesi olmalarını sağlayacak becerilerle iş hayatına gelmelerine ihtiyaç var.

Firmayı ve yapacağı işi araştırmadan gelenler: Mülakata katılanların yarısı firmayı bilse dahi başvurduğu rolü araştırmıyor. Bu orana iyi okullardan gelen öğrenciler de dâhil. Türk toplumu maalesef henüz 1) araştırmacı olmak 2) niyet ettiği işe disiplinle yaklaşmak, 3) ev ödevini yapmak konusunda kendini geliştiremedi.

Analitik düşünme sorusunda yolu bulamayanlar: Mülakatlarımızda, “Türkiye’nin il sınırları kaç kilometredir?” gibi sorular soruyoruz. Net olarak doğru cevabı bilmelerini beklemiyoruz. Adayın yaklaşık bir tahmine nasıl ulaştığını duymak istiyoruz. Maalesef adayların ufak bir kısmı analitik çıkarım yapabiliyor. Bunun da eğitim sistemimizin halen “bilmek, bilgiyi ezberlemek” üzerine kurulu olmasından kaynaklandığını düşünüyorum.

İş hayatında da, hayatta da, kendi tarzını, farklı insanların tarzlarına uyumlu hale getirebilen, onların dillerinden konuşanlar hem mutlu, hem de başarılı oluyorlar. Bu insan yönetiminde de geçerli, satışta da. Öğrencilerin farklı kişilik tiplerini ve bu tiplerin ihtiyaçlarını tanıması önemli. Kendi halkını tanıması daha da önemli. Bazı üniversitelerin mezunları Türk halkının gerçekliğinden çok uzak oluyorlar. Ülkemizdeki farklı sosyo-ekonomik seviyedeki insanlarla ya da kültürlerle anlaşmayı bilmeyebiliyorlar.

EY’daki hayatlarında gençleri neler bekliyor?

EY’daki hayatlarında gençleri Ekim ayında başlayan iki günlük oryantasyon programımız bekliyor. Sonrasında bölüme göre değişen iki ya da üç haftalık teknik eğitimler başlıyor. Akabinde yeni arkadaşlarımız ekiplerine dağılıyorlar.

Ancak eğitim burada bitmiyor. Şirketin iş yapış mantığında çok yoğun bir iş başı koçluğu; yani usta çırak ilişkisi mevcut. Ayrıca her senenin sonunda yine teknik eğitimler ve kişisel gelişim eğitimleri oluyor.

Kısa vadede kimler başarılı oluyor?

İş hayatında, özellikle de ilk yıllarda, gençleri bolca operasyonel, hatta rutin işler bekliyor. Bu işleri küçümsemeyen, dikkatlerini odaklayarak çalışanlar ve bu süreçte etkin iletişim kuranlar öne geçiyor. Bu gençlerde gözlemlediğimiz ve kısa vadede onlara başarı kazandıran özelliklerini üç grupta değerlendirebiliriz:

1. Okullarından ve ailelerinden doğru bakış açısını edinmiş olanlar:

- Başarma isteği olanlar
- Pes etmeyenler
- Başarmanın çalışmaktan geçtiğine inananlar
- Öğrenmeye açık ve araştırmacı olanlar
- Özellikle ilk yıllarında iş küçümsemeyenler
- Elini taşın altına koyanlar
- Geribildirime açık olanlar; işlevsiz derecede mağrur olmayanlar

2. Operasyonel becerisi kuvvetli olanlar:

- Dikkatli ve hatasız iş çıkaranlar (rutin ve sıkıcı işlerde dahi)
- Zamanını doğru yönetenler
- Hem organize, hem de hızlı çalışanlar

3. İletişimi kuvvetli olanlar:

- Kendi yaş gruplarının yanı sıra üstleriyle ve müşterilerle de iyi ilişkiler geliştirmeyi başaranlar, farklı insanların dillerine ve tarzlarına uyum sağlayanlar. Bazı aileler ve okullar gençleri batılı iletişim tarzıyla yetiştirebiliyor. Bu gençler sokaktaki insanla anlaşamayabiliyorlar.
- Kendisine verilen görev kafasına yatmadıysa yöneticisini ikna edebilen, edemiyorsa da motivasyonunu kaybetmeden görev bilinciyle işini (etik sınırlar içerisinde olduğu sürece) bitirenler. Sorgulamayı bilmek elbette güzel bir beceri. Bir grubun parçası olmayı bilmek, birlik içerisinde hareket etmek ise eski ama hala gerekli bir beceri.

Orta ve uzun vadede kimler başarılı oluyor?

İş hayatında stresini yönetmeyi bilmek büyük önem taşıyor. İyi insan ilişkileri kurabilmek ve işini yapacak kadar yetkin olmak tabii ki stres miktarı üzerinde çok etkili. Bunlara ilave olarak kişinin kendini tanıması, stresle başa çıkma tekniklerini bilmesi de çok önemli. Tüm üniversitelerdeki tüm bölümlerin bu konularda gençleri hayata hazırlaması gerekiyor. Ruh sağlığı, sağlıklı bir iş hayatı için elzem.

Bir noktadan sonra kişisel başarı için başarıyla ekip yönetebilmek elzem. İyi ekipler, iyi iş öğreten yöneticilerin eseri oluyor. Öğretmek bazı kişilerin doğasında var. Eğitim fakültesi haricindeki bölümler de öğretme becerisini kazandırsalar hayatımız ne kadar kolay olurdu…

Sonuç

Okullarında steril ortamlarla yetişen, en ideal yönetim tarzları hakkında dersler gören gençler, ülkenin ve hayatın gerçekliği ile karşılaştığı zaman demoralize olabiliyor ve hızla yurtdışına çıkma hayalleri kurabiliyorlar. Oysa bu iyi eğitimli gençler bizim geleceğimiz. İsterim ki üniversiteler onlara ideali göstermenin yansıra, ülkemizi ideale nasıl taşıyabileceklerini de öğretsinler. Beğenmediğini dışlamak yerine şefkatle yaklaşıp dönüştürecek becerileri kazandırsınlar.


 

Ana Sayfa  | Son Sayı  | Arama  | Künye  | İletişim  | Yasal Uyarı

© Tüm hakları www.Baltas-Baltas.com'a aittir.